Sahne etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Sahne etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Kasım 2013 Salı

Kızılırmak


Yine bilindik bir hikâye ama eskilerden hatta Yılmaz Güney’in başrolünde oynadığı bir filmi var. Hikâyemizde sürüye hükmetmesiyle tüm köylerde nam salmış çoban Selim, Hüseyin ağanın kızı Hatice’ye aşıktır. Bu aşkına da Hatice’den karşılık bulmuştur. Ancak Hüseyin ağa bu evliliği istememektedir ve Selim’e bir şart koşar. Sürüye bir gece boyunca sadece tuz yedirilecektir ve sürüyü Kızılırmak’tan karşıya tek tamla su içmeden geçirmesini ister eğer başarırsa evlilik gerçekleşecektir. Tabi hikâyemiz bu çerçevede çiziliyor ama içerisinde başkaca detaylarda mevcut.

Hikâye böyle peki oyun nasıl? Oyun tek perdelik bir müzikal –evet müzikal diyebiliriz-. Ama uzun bir müzikal,   tek perdelik bir oyun için kimilerini biraz yorabilir, sıkabilir. Oyun biraz daha kısaltılabilirdi diye düşünüyorum. Diyalogların az olduğu, koyunların dans kareografisinin bol olduğu bir oyun. Oyunda sesler gayet başarılı bu başarının başını da karakoyunu oynayan Ezgi Bektaş çekiyor. Oyunda en başarılılarından birisi de dişi çoban köpeğidir. Mimikler, hareketler, bakışlardaki ifadeler her şey harikaydı.  Dekor sadeydi zaten koroyla birlikte kalabalık bir oyun,  sahnede yapılan dansları düşünüce sade olması da gerekiyordu.  Bu müzikali bu sezon boyunca Devlet Tiyatroları İstanbul sahnelerinde izleyebilirsiniz.

Oyunun biletleri için mybilet sayfası : http://www.mybilet.com/event/14847/?


18 Kasım 2013 Pazartesi

Son Tango


Bir ihtimal daha var, son bir dans belki arkamızda bıraktığımız kötü hayatımızı sonsuza dek unutturacaktır.

Son Tango Arjantin'in askeri darbe döneminde geçen bir hikaye, bir aşk hikayesi. Aslında aşk hikayesi gibi görünse de içeriğinde darbe döneminin zorluklarını yansıtan, 80'ler Türkiye döneminin işkencecilerinin başka bir bedende ruh bulmuş hallerini de görebiliyoruz. Ama oyuna hakim olan ise fakir olan Pedro ve Maria'nın aşkı. Hikaye tanıdık ama elbette katilin kim olduğunu söylemeyeceğim sadece oyundan aldığım notları sizlerle paylaşacağım.

Oyun kalabalık kadrosu olan bir oyundur. Sahnede, usta bir isim olan Edward Aris ve ekibiyle çalınan canlı müzikler eşliğinde büyüleyici dansların edildiği bir oyun. Oyuncuların sahne performansı gayet iyi. Hele Pedro'yu oynayan Barış Yağcı'nın ses tonu gerçekten çok etkileyicidir. Dekor tasarımı ve ışık o kadar ustaca hazırlanmış ki sahnede gerçekten sislerin içerisinde bir rıhtım görebilirsiniz.  Kostümler o dönemin Arjantin'ini anlatıyor mu bilmem ama Arjantin'i anlattığı kesin. Oyunun dikkat çekici bir yanı ise, siz salonda yerlerinizi almaya başlarken, oyuncularda sizi sahnede karşılıyor olacaktır. Son olarak demem o ki, gidin bu güzel oyunu izleyin!

Oyunun biletleri için; http://www.mybilet.com/event/14848/? adresini kontrol edebilir,
Ayrıca DT İstanbul programını takip edebilirsiniz. http://www.devtiyatro.gov.tr/programlar.html?sehir=10